Haber

Okullarda rotavirüs salgını

Tüm dünyada bebeklik ve çocukluk döneminde değerli bir hastalık olan ishal, her yıl milyonlarca insanı etkilemektedir. Erken çocukluk döneminde şiddetli sıvı kaybı olan ishallerin en önemli nedeninin rotavirüs enfeksiyonu olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. dünyada. Rotavirüsler etkili bir şekilde ağız ve dışkı yoluyla yayılır ve salgınlar özellikle okullarda ve kreşlerde yaygındır. Oldukça bulaşıcıdır. Çok az sayıda virüs bile duyarlı bir kişide hastalığa neden olmak için yeterli olabilir. Bu enfeksiyondan korunmanın en önemli yolu aşı olmaktır.

Çocukların birden fazla rotavirüs hastalığına yakalanabileceğini ancak her enfeksiyonun şiddetinin bir öncekinden daha az olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeşim Eker Neftçi, “Şu anda piyasada iki farklı aşı bulunuyor. sıvı formda ağızdan tatbik edilen 2 tip ve 5 tipe karşı antikor geliştirme yeteneği. Aşılama 2 ay ile 8 ay arasında tamamlanmalıdır. İlk doz için son tarih 3 ay olarak kabul edilir. Rotavirüs aşısı devletin rutin aşılama programında yer almıyor ancak ailelere aşılamanın önemli olduğunu her fırsatta anlatarak aşı olmalarını teşvik ediyoruz.”

aşı önemlidir

Ilıman iklimlerde rotavirüs enfeksiyonunun en çok kış aylarında görüldüğünü hatırlatan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeşim Eker Neftçi, “Hastalık 3-24 aylık bebeklerde çok ağır seyrediyor. Bu nedenle erken aşılama önemlidir. Neredeyse tüm çocuklar 4-5 yaşına kadar enfeksiyona karşı tipe özgü antikorlar geliştirir. 3 aylıktan küçük bebekler, anne sütünden ve plasentadan geçen antikorlar tarafından nispeten korunur. Enfeksiyon, enfekte çocuklarla yakın temas halinde olan yenidoğanlarda ve yetişkinlerde genellikle asemptomatiktir.

Rotavirüs gıda alerjisi riskini artırıyor

Yeşim Eker Neftçi, ishale neden olan rotavirüslerin seçici olarak ince bağırsağın mukozasının en üst bölgesindeki hücrelere bulaşarak zarar verdiğini belirterek, “Bu durum iki önemli sonuca yol açıyor. Birincisi tuz ve su emiliminde azalma, ince bağırsakta sıvı emilimi ve salgılama oranında dengesizliktir. İkincisi, kompleks karbonhidratların, özellikle laktozun emiliminde azalma. Emilim büyük ölçüde bozulur, vücut besinlerden yeterince yararlanamaz. İnce bağırsağın hücrelerine verilen bu hasar genellikle klinik iyileşme başlamadan düzelir. Bu enfeksiyonda mide mukozası genellikle etkilenmez. Rotavirüs, bağırsak geçirgenliğini büyük ölçüde artırır ve gıda alerjisi riskini artırır.

 

Hastalık en sık 3-24 aylık bebekleri etkiler.

Yeşim Eker Neftçi, rotavirüs enfeksiyonunun tipik olarak enfeksiyon casusunu aldıktan sonraki 48 saat içinde başladığının altını çizerek, “Kuluçka süresi 1-7 gün arasında değişebiliyor. Hafif ila orta dereceli ateş eşlik edebilir, sıklıkla kusma vardır. Akabinde sık, sulu ishal başlar. Bu semptomların üçü de vakaların %50-60’ında mevcuttur. Kusma ve ateş genellikle hastalığın ikinci gününde sona erer ancak ishal sıklıkla 5-7 gün devam eder, bazen aralıklarla 14 güne kadar uzayabilir. Dışkıda genellikle makroskobik kan veya lökosit yoktur. Özellikle bebeklerde sıvı kaybına bağlı semptomlar sıklıkla gelişir ve hızla ilerler. Bu vakalar hastaneye yatış gerektirir. En şiddetli hastalık tipik olarak 3-24 aylık bebeklerde görülür. Tanı için dışkıda antijen testinin pozitif çıkması yeterli olup, klinik bulgular da laboratuvarı desteklemektedir.

 

Beslenme ve sıvı alımı önemli

Tedavide sıvı kaybını önlemek için kusma eşlik etmiyorsa ağızdan elektrolit sıvıların kullanılmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı. Yeşim Eker Neftçi, “Bu sıvıların ağızdan alınmasını engelleyecek düzeyde kusma varsa hastaneye yatış yapılmalı ve damar içi sıvılar değiştirilmelidir. Ateş varsa ateş düşürücü kullanılmalı, bu gibi durumlarda ılık bir duş çok faydalıdır. Çocuğu mümkün olduğunca bağırsak hareketliliğine neden olmayacak besinlerle beslemek değerlidir; ancak, iştah esasen çok düşük olacağından çocuk yemek yemeye zorlanmamalıdır. Besin olarak genellikle yağsız ve şekersiz besinlerin tercih edilmesi tercih edilse de araştırmalar bu beslenme tarzının sıradan bir diyete üstün olduğunu göstermemiştir.

Antiviral ilaçların ve antibiyotiklerin tedavide yeri olmadığını paylaşan Dr. Neftçi, “Araştırmalar kusma önleyici ve ishal önleyici ilaçların faydasını göstermedi. Her iki ilaç grubunun da yüksek oranda değerli yan etkileri vardır, bu nedenle bu ilaç grubunu önermiyoruz. Probiyotikler yardımcı olabilir, bazı çalışmalar çinkonun iyileşme süresini kısalttığını göstermiştir. İshal süresince emzirmeye devam edilmelidir. Emziremeyen bebekler için laktoz içermeyen ishal formülleri yararlı bir seçenek olabilir. Temizlik kurallarına uyulması rotavirüs bulaşmasını ve dolayısıyla hastalık sıklığını azaltır. El yıkama korunmada çok değerlidir. Aşılar şu anda korunmanın en etkili yolu gibi görünüyor” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu